Aşkın 3 Perdesi: 1. Perde

Ethan Hawke ve Julie Delpy’nin başrollerini paylaştığı Before Sunrise&Sunset&Midnight film serisi ile ilgili birşeyler yazmasaydım olmazdı sanırım.  Romantik, sıcacık ve keyifli bir yapım gerçekten. 1 kadın ve 1 erkeğin renkli diyaloglarıyla sizi içine alan güzel bir film. İlk film Before Sunrise(Gün Doğmadan)’ın yapım yılı 1995… Yönetmen Richard Linklater 9 yıl gibi uzun bir aradan sonra ikinci filmi Before Sunset(Gün Batmadan)’i çekiyor. Devamı gelir mi gelmez mi derken 2013 yılında Before Midnight(Geceyarısından Önce) ile final yapıyor.

Bu 3 filme genel olarak baktığımda özellikle Before Sunrise ve Before Sunset filmleri dikkatle takip edilmesi gereken diyaloglarla ilerliyor. Filmde aksiyon yok denecek kadar az ama diyaloglar o kadar can alıcı ki gözünüzü ayırmadan izliyorsunuz. Before Sunrise bence bu serinin en etkileyici filmi.

beforesunrise

Filmin karakterleri Celine(Julie Delpy) ve Jesse(Ethan Hawke) Budapeşte’den Viyana’ya giden bir trende karşılaşır ve bir çiftin kavgası esnasında tesadüfen tanışırlar. Fransız güzel Celine yüksek lisans öğrencisidir. Eğitimi için trenle Viyana’ya, oradan da Paris’e geçecektir. Jesse ise Viyana’dan Amerika’ya dönüş yapacaktır. Jesse’nin, trenden indikten sonra uçağının kalkmasına 14 saat vardır ve otelde kalacak parası yoktur. Film, Jesse’nin Celine’e bütün bir gece onunla Viyana sokaklarında gezmeyi teklif etmesiyle daha eğlenceli bir hal alır. Ve gün doğumuna kadar birlikte keyifli ve romantik bir sohbete başlarlar. Celine, doğal,  tavırları ve zarif duruşuyla Jesse’yi oldukça etkiler. Jesse ise Celine’e göre çok daha rahat, tipik Amerikalı genç görünümde ama bir o kadar da romantiktir. Uzun bir gecenin ardından günün ilk ışıkları görünür. Bu romantik, keyifli ve eğlenceli gecenin ardından vedalaşırken, 6 ay sonra aynı tren garında buluşmak için birbirlerine söz verirler. Vee ilk film burada biter. 

Filme dair bu özet bilgilerden sonra gelelim bende bıraktığı izlenime… Bu film milyonlarca lira harcamadan, büyüleyici görsel efektler, abartılı kostümler kullanmadan sadece 2 kişi ile nasıl güzel bir film yapılırın yanıtı. Diyaloglar, ilişkilere ve hayata dair konuşulanlar; bu başlıkları farklı açıdan sorgulamamızı sağlıyor. Oyuncular çok doğru seçilmiş. Celine’i oynayan Julie Delpy zaten Fransız asıllıdır. O yüzden karakterine çabuk ısınmış olsa gerek. Kültürlü, kendini geliştirmeyi seven, romantik ve fiziksel olarak da doğal, duru bir güzelliğe sahip olması filmde kendiliğinden doğru profilin oluşmasını sağlıyor. Ethan Hawke de 90’ların tipik Amerikan gençliğini yansıtıyor.Ayağında converceleri ve salaş kıyafetleri, anı yaşayan rahat ve doğal tavırlaıyla tam da bu karakterin adamı.  O kadar doğallar ki sanki bir arkadaşınızın aşk hikayesini dinler gibi filmi izlerken onlarla hemen arkadaş olup, o samimiyeti yakalıyorsunuz. Bu tarz filmler izlediğimde, işi gücü bırakıp, kafamı toplayıp “hadi Serra yaz bir senaryo artık” diyorum. Merak edenler için ilk filmin fragmanını paylaşıyorum.

 

Bir Cevap Yazın